Mücbir Sebep Nedir?
Mücbir sebep, borcun ifasını borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir nedenle imkânsızlaştıran olağanüstü durumdur. Sigortada ise belirleyici olan olayın adı değil, o rizikonun poliçede teminat altına alınıp alınmadığıdır.
Mücbir sebep, hukukta borcun ifasını borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir nedenle imkânsızlaştıran olağanüstü durumu anlatır. Sigortada bu kavram sık kullanılır ama çoğu zaman yanlış yerde: bir olayın mücbir sebep sayılması, poliçenin ödeme yapıp yapmayacağını tek başına belirlemez. Aşağıda kavramın kanundaki karşılığını ve poliçe metnindeki gerçek karşılığını ayrı ayrı ele alıyoruz.
Mücbir Sebep Hangi Şartlarda Kabul Edilir?
Türk hukukunda mücbir sebebi tek cümleyle tanımlayan bir kanun maddesi yoktur. Kavram, borcun ifasına yaptığı etki üzerinden düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 136 ncı maddesi, borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borcun sona ereceğini söyler. 137 nci madde kısmi imkânsızlığı, 138 inci madde ise sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını düzenler.
Bir olayın bu maddeler kapsamına girip girmediği tartışılırken kanun metninin kendisi üç ölçüt verir. Bu ölçütler birlikte karşılanmadığında olay, hukuken sadece ticari bir güçlük olarak kalır ve borçluyu borcundan kurtarmaz.
- Borçludan kaynaklanmamış olmalı — 138 inci madde, olağanüstü durumun "borçludan kaynaklanmayan bir sebeple" ortaya çıkmasını arar.
- Öngörülemez olmalı — aynı madde durumu "taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen" biçiminde niteler.
- Sonuç önlenemez olmalı — 136 ncı madde, ifanın "borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle" imkânsızlaşmasını şart koşar.
Mücbir Sebep Poliçeyi Kendiliğinden Askıya Alır mı?
Hayır. Sigorta sözleşmesinde ödeme yapılıp yapılmayacağını belirleyen şey, olayın mücbir sebep etiketi taşıyıp taşımadığı değil, o rizikonun poliçede teminat altına alınıp alınmadığıdır. Aynı deprem, konutu için Zorunlu Deprem Sigortası bulunan kişi bakımından teminat içinde, deprem klozunu ek sözleşmeyle almamış araç sahibi bakımından teminat dışında olabilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi bu ayrımı iki fıkrada kurar. Birinci fıkraya göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. İkinci fıkraya göre ise rizikolardan herhangi birinin sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Bunun pratik sonucu şudur: "Bu bir mücbir sebepti" cümlesi tek başına bir ret gerekçesi değildir. Ödemeyi reddeden taraf, dayandığı istisnanın poliçede ve genel şartlarda yazılı olduğunu göstermek zorundadır.
Hangi Olaylar Poliçede Baştan Teminat Dışıdır?
Genel şartlar, olağanüstü olayları tek bir torbaya koymaz. Bir kısmını kesin olarak teminat dışı bırakır, bir kısmını ise ek sözleşmeyle teminata alınabilir sayar. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları bu ayrımın en net örneğidir: A.5 maddesi teminat dışında kalan zararları, A.4 maddesi ise ek sözleşmeyle kapsama alınabilecek zararları sayar.
Yapı konut ve iş yeri tarafında da aynıdır, yalnızca adresler değişir. Yangın Sigortası Genel Şartları da deprem ve yanardağ püskürmesini teminatın kendiliğinden içinde saymaz; A.3 maddesi bu riskleri ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabilecek haller arasında düzenler ve genel şartların ekindeki Deprem ve Yanardağ Püskürmesi Klozu'na bağlar.
Konutta deprem tarafı ayrıca Zorunlu Deprem Sigortası ile düzenlenir. Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları, sigorta bedelini yapı tarzına göre belirlenen metrekare bedeli ile meskenin brüt yüzölçümünün çarpımı üzerinden bulur ve her hasarda sigorta bedelinin %2'si oranında tenzili muafiyet uygular; muafiyet bakımından her 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar tek hasar sayılır. Metrekare bedeli ve azami teminat tutarı ilgili yıl için yayımlanan Tarife ve Talimat'a göre belirlenir. Bu nedenle "deprem sigortam var" cümlesi, konut poliçesi ile Zorunlu Deprem Sigortası'nın hangisinin kastedildiği sorulmadan doğru anlaşılamaz.
Aşağıdaki tablo, olağanüstü sayılan olayların kasko genel şartlarındaki iki listede nereye düştüğünü gösterir. Ek sözleşme sütunundaki bir olayın teminat altında olması için poliçede ayrıca yazılı olması gerekir; poliçede yoksa teminat da yoktur.
| Olay | Kasko genel şartlarındaki yeri | Sonuç |
|---|---|---|
| Savaş, iç savaş, ihtilal, isyan | A.5.1 — teminat dışında | Ek sözleşmeyle de alınamaz |
| Nükleer yakıt, radyasyon, radyoaktif bulaşma | A.5.2 — teminat dışında | Ek sözleşmeyle de alınamaz |
| Terör kaynaklı biyolojik ve kimyasal kirlenme | A.5.9 — teminat dışında | Ek sözleşmeyle de alınamaz |
| Deprem, toprak kayması, fırtına, dolu, yıldırım, yanardağ püskürmesi | A.4.4 — ek sözleşme konusu | Poliçede yazılıysa teminat var |
| Sel ve su baskını | A.4.5 — ek sözleşme konusu | Poliçede yazılıysa teminat var |
| Terör eylemleri ve bunlardan doğan sabotaj | A.4.3 — ek sözleşme konusu | A.5.9 kapsamındaki kirlenme hariç |
| Grev, lokavt, kargaşalık, halk hareketleri | A.4.2 — ek sözleşme konusu | Poliçede yazılıysa teminat var |
Afet Sonrası Prim Ödenemezse Poliçe Ne Olur?
Mücbir sebep, prim borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz veya ödeme takvimini durdurmaz. Türk Ticaret Kanunu'nun 1434 üncü maddesi iki ayrı senaryo kurar ve ikisi de sürelere bağlıdır.
İlk taksit ya da tamamı bir defada ödenmesi gereken prim zamanında ödenmemişse, sigortacı ödeme yapılmadığı sürece sözleşmeden üç ay içinde cayabilir; bu süre vadeden başlar. Prim alacağı muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemişse sözleşmeden cayılmış olur.
İzleyen primlerden herhangi biri zamanında ödenmezse sigortacı, noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla on günlük süre vererek borcun ödenmesini ihtar eder; sürenin sonunda borç hâlâ ödenmemişse sigorta sözleşmesi feshedilmiş olur. Bir sigorta dönemi içinde iki kez ihtar gönderilmişse sigortacı, dönem sonunda hüküm doğurmak üzere sözleşmeyi feshedebilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 119 uncu maddesi tabloyu tamamlar: temerrüde düşen borçlu, beklenmedik hâl sebebiyle doğacak zarardan da sorumludur. Bu nedenle afet döneminde bile ihtar mektuplarını takip etmek, ödeme güçlüğünü sigorta şirketine yazılı olarak bildirmek gerekir.
Riziko Gerçekleşince Süreler İşlemeye Devam Eder mi?
Evet. Türk Ticaret Kanunu'nun 1446 ncı maddesine göre sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, bildirimin yapılmamasının veya geç yapılmasının otomatik bir hak kaybı doğurmadığını gösterir: indirim ancak gecikme ödenecek tazminatta artışa neden olmuşsa ve kusurun ağırlığına göre yapılır.
1447 nci madde riziko sonrası bilgi ve belge sağlama yükümlülüğünü, 1448 inci madde ise zararı önleme ve azaltma yükümlülüğünü düzenler. Yol kapalı, iletişim kesik gibi durumlarda bu yükümlülükler "imkânlar ölçüsünde" ölçütüne bağlıdır; kayıt tutmak, fotoğraf çekmek ve ilk temas anını belgelemek sonradan çok işe yarar.
Zamanaşımı tarafında 1420 nci madde geçerlidir: sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl, tazminata ve sigorta bedeline ilişkin istemler ise her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Türk Borçlar Kanunu'nun 153 üncü maddesi zamanaşımının durduğu hâlleri sınırlı biçimde sayar ve bu listede "mücbir sebep" başlıklı bağımsız bir bent yoktur. Altıncı bent, alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülme imkânının bulunmadığı süreyi düzenler. Yani olağanüstü koşullar, sürenin işlemeye devam ettiği varsayımıyla hareket etmeyi gerektirir.
Sözleşmenin Kendisi İmkânsızlaşırsa Ne Olur?
Bazı durumlarda ortadan kalkan şey teminat değil, sigortalanacak menfaatin kendisidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 1422 nci maddesi bu hâli düzenler: sigortacının sorumluluğu başlamadan önce, sigorta ettirenin, sigortalının ve can sigortalarında ayrıca lehtarın fiilleri ve etkileri olmaksızın rizikonun gerçekleşmesi imkânsızlaşmışsa, sigortacı prime hak kazanamaz.
Türk Borçlar Kanunu tarafında 136 ncı madde borcun sona erdiğini, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alınan edimin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edileceğini söyler. Aynı madde borçluya bir de bildirim ödevi yükler: ifanın imkânsızlaştığını gecikmeksizin bildirmeyen ve zararın artmaması için önlem almayan taraf, bundan doğan zararı gidermekle yükümlüdür.
İfa imkânsız hâle gelmemiş ama aşırı güçleşmişse devreye 138 inci madde girer. Bu madde hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün değilse sözleşmeden dönme hakkı verir; sürekli edimli sözleşmelerde borçlu kural olarak dönme yerine fesih hakkını kullanır. Sigorta sözleşmesi sürekli edimli niteliği nedeniyle bu ikinci grupta değerlendirilir.
Acente Olarak Neye Bakarız?
RYL Sigorta Aracılık Hizmetleri olarak teklif hazırlarken ilk baktığımız yer teminat listesi ve istisnalardır. Müşterinin gerçek riski ile poliçenin A.4 ve A.5 listeleri arasındaki boşluk, hasar günü ortaya çıkmadan önce görülmesi gereken bir boşluktur. Deprem, sel, terör veya grev gibi kalemler ek sözleşme konusu olduğu için, bunların poliçeye yazılıp yazılmadığı tek tek kontrol edilir.
Bir sigorta acentesi olarak teminatı biz vermeyiz ve tazminatı biz ödemeyiz; tazminat ödemesi sigorta şirketi tarafından yapılır. Bizim işimiz, aracılık ettiğimiz sigorta şirketlerinden karşılaştırmalı teklif hazırlamak, istisnaları poliçe imzalanmadan önce anlaşılır biçimde anlatmak ve hasar anında hangi belgelerin isteneceğini önceden söylemektir.
Mevcut poliçenizde deprem, sel veya terör teminatının bulunup bulunmadığından emin değilseniz, poliçe suretinizle birlikte teklif formumuz üzerinden bize ulaşın; teminat listesini birlikte gözden geçirelim.
Sık Sorulan Sorular
Deprem Mücbir Sebep Sayıldığı İçin Sigorta Ödeme Yapmaz mı?
Hayır, ikisi farklı sorulardır. Depremin mücbir sebep sayılması, poliçenin ödeme yapmasını engellemez. Belirleyici olan, deprem teminatının poliçede bulunup bulunmadığıdır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları depremi A.4.4 maddesinde ek sözleşmeyle teminata alınabilecek zararlar arasında sayar; konutta ise Zorunlu Deprem Sigortası ayrı bir poliçe olarak devreye girer.
Savaş Riski Ek Prim Ödenerek Teminata Alınabilir mi?
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nda savaş, iç savaş, ihtilal ve isyan A.5.1 maddesiyle teminat dışında bırakılmıştır ve A.4'teki ek sözleşme listesinde yer almaz. Nükleer yakıt ve radyasyon kaynaklı zararlar da A.5.2 ile aynı kategoridedir. Bu kalemler, ek prim ödense dahi standart kasko teminatına dâhil edilemez.
Hasar İhbarını Geç Yaparsam Tazminat Hakkımı Kaybeder miyim?
Türk Ticaret Kanunu'nun 1446 ncı maddesine göre gecikme tek başına hakkı düşürmez. İndirim yapılabilmesi için bildirimin yapılmamasının veya geç yapılmasının ödenecek tazminatta artışa neden olmuş olması gerekir ve indirim kusurun ağırlığına göre belirlenir. Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse bu indirim hükmünden yararlanamaz.
Salgın ya da Afet Döneminde Prim Borcum Kendiliğinden Ertelenir mi?
Kendiliğinden ertelenmez. Türk Ticaret Kanunu'nun 1434 üncü maddesindeki cayma ve fesih süreçleri işlemeye devam eder; izleyen primlerde noter veya iadeli taahhütlü mektupla verilen on günlük süre sonunda sözleşme feshedilmiş olur. Ödeme güçlüğü doğduysa yapılacak şey, sigorta şirketine yazılı olarak başvurup ödeme planı talep etmek ve gelen ihtarları takip etmektir.
Poliçemde "Mücbir Sebep" Başlıklı Bir Madde Yoksa Ne Olur?
Bir şey değişmez. Genel şartlar zaten bu başlığı kullanmaz; olağanüstü olayları teminat dışında kalan zararlar ve ek sözleşmeyle kapsama alınabilecek zararlar biçiminde iki liste hâlinde düzenler. Bakılacak yer bu iki listedir. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi uyarınca bir rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Kaynaklar
- Türk Borçlar Kanunu (6098) — Mevzuat Bilgi Sistemi
- Türk Ticaret Kanunu (6102), Altıncı Kitap: Sigorta Hukuku — Mevzuat Bilgi Sistemi
- Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları — Mevzuat Bilgi Sistemi
- Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları — Mevzuat Bilgi Sistemi
- Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları — DASK
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; teminat kapsamı poliçe özel ve genel şartlarına göre belirlenir.
İlgili Yazılar
Sigorta RehberiDevlet Destekli Ticari Alacak Sigortası Nedir?
Vadeli satıştan doğan alacakları koruyan, kuralları Tebliğ ile çizilen ve alıcı limitleri merkezî olarak belirlenen sistem.
Yazıyı Okuyun
Sigorta RehberiEksik Sigorta ve Aşkın Sigorta Nedir?
Poliçedeki sigorta bedeli, malın gerçek değerinin altında ya da üstünde yazıldığında hasar anında iki farklı sonuç doğar. Kuralın kaynağı Türk Ticaret Kanunu ve genel şartlardır.
Yazıyı Okuyun
Sigorta RehberiHukuksal Koruma Sigortası Nedir?
Hukuksal koruma sigortası, bir uyuşmazlıkta karşı tarafa ödenecek tazminatı değil, sizin hukuki çıkarınızı korumak için yapılacak giderleri üstlenir. Kapsamı poliçede seçtiğiniz koruma türüne bağlıdır ve genel şartlar hangi giderin karşılanacağını tek tek sayar.
Yazıyı Okuyun